Şiirler, siirleri.org

Sivaslı Karınca

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Koca Kızılırmak köpüre köpüre
Akıyordu,
Bir telgraf direği dibinde,
Zamanlar kadar telaşsız ve köpüksüz,
Yürüyordu,
Sivaslı bir karınca.

Karşı kıyıdan parlak,
Kişniyordu,
Atlar doru doru,
Atların şarkısından ayrılmış,
Yürüyordu,
Atların mesafesini anlamaz.

Sesi, adımlarının sesi, memnun ve bahtiyar,
Duyuluyordu,
Kahraman.
Bir açlığın ayaklarınca aziz,
Yürüyordu
Yeryüzünden.

Rahat gidişinden belli,
Biliyordu,
Dağı, suyu, otları, lezzetle.
Başka karıncalardan kopmuş,
Yürüyordu,
Başka karıncalara.

Gayretle, çalışmakla, yorulmazlıkla,
Benziyordu,
Afrika'dakine, Çin'dekine, Paris'tekine,
Kara toprağın alnı üstünde, kara,
Yürüyordu,
Alın yazısından daha hür.

Yoktu fikirlerden, davalardan haberi,
Yürümüyordu,
Rüyası hiç.
Buğday tanesi üzre,
Yürüyordu,
Sivaslı bir karınca.



Fazıl Hüsnü Dağlarca  |
Puan: 5.2222222222222 / 9 Oy
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
Arkadaşına Gönder     Yazdır     Hata Bildir
Bu şiire link vermek isterseniz aşağıdaki linki kullanabilirsiniz
Bu şiire bir forumdan link vermek isterseniz aşağıdaki linki kullanabilirsiniz

şiir Türkçe'de şiir özgün, koşuk gibi sözcükler anlamına gelir. Edebiyat şiir ile birlikte başlamıştır. Farklı kategörilerde şiir örnekleri vardır bunlar; Pastoral Şiir, Mesnevi Şiir, Dramatik Şiir, Didaktik Şiir, Lirik Şiir, Epik Şiir, Somut Şiir, Deneysel Şiir, Senfonik Şiir, Satirik Şiir ve Modern Şiir. Şiir, ritim, ses ve dilin anlam öğelerini bir düzende kullanarak; düşünceleri bayağı olmaktan uzaklaşmış bir şekilde ifade etme sanatı olarak tanımlanır.